Özürlüyüm ben evet bildiğin özürlü romantizm denen o şuh geni yaradan benden esirgemiş olsa gerek,kızların salya sümük olduğu romantik kalıplar benim sinirimi zıplatıyor,misal çiçek mevzu hayatım boyunca beni hiç etkilemediği gibi gereksiz bir masraf olarak görmüşümdür kızmayın ama öyle,enstrüman çalana ne demeli ay at kendini hemen aşağı sen bi gipsy kings değilsin bi curt cobian değilsin kendine gel.en çokta ifritlendiğim şey vitesin üstünde kızın eli ,kızın elinde adamın ki sanki sevgilini kaçıracaz ,son olarak sesleniş tarzlarınız''bebek,kuşum,meleğim,aşkitom,fındık kurdum,canısı'' bunları söylediğinizde yeminle aşktan soğuyorum, romantik olmuyorsunuz.sevgilim bana tek taş aldığında ''neden aldın bunu bana yeaa,dünyanın parasını vermişindir bu beyaz taş için ,altın gibi parlasa neyse bildiğin gümüşümsü bi takı olum buu '' diye cırladığı mıda belirtmek isterim kıyamam canıma başka kadın olsa yerde sürünürdü allah belaımı versin..Ohh gül sevmez pırlanta istemez bir sevgili bundan iyisi dalda ki kayısı, romantik olcam diye işin bokunu çıkarmayın sevgili kızlar ve de erkekler..kentaçtis canlarım muockkhh ;)
23 Aralık 2011 Cuma
Odunun Tekiyim
22 Aralık 2011 Perşembe
21 Aralık 2011 Çarşamba
Muhteşem Süleyman;Star Tv'ye taşındık
Dizinin sıkı takipçisiyim,dizi senaristleri ve yönetmenlerinin içine Game of Thrones'un yada Spartacus'ün senaristlerinin kaçtığını düşünmeden edemiyoruz mihihi^^.Sevişme ve tepişme sahneleri olsa da hastasıyık.Dizi de devamlı sarayda gösterilen Kanuni 45 yıl 3 ay 7 gün padişahlığının 2745 gününü (7,5 sene) at sırtında seferlerde geçirmiş,bunuda araştırınca anladım vay canına oysa dizide Kanuni devlet-ü yataktan yönetiyor.Ve son bi haber Show Tv'ye nanik çeken M.YY. Star kanalıyla çoktan mercimeği fırına vermiş 4 Ocakda meyvelerini yemeye başlıcaz.
20 Aralık 2011 Salı
Gölgelerin Gücü Adına Güç Bende Artık
Güçlü görüneyim derken bokamı sarıyorum? dışardan nasıl görünüyorum?tek bildiğim sıkkın olduğum zamanlarda evde avazım çıktığı kadar zırlayıp hemen 5 dakika sonrasında suratıma sürdüğüm ben güçlüyüm boyaları,ya o boyalar akarsa ya biri fark ederse?götümüz bezliyken öğrettiler bize güçlü olmayı, çok yıpranıp çok yorulup az belli etmeyi öğrendik.Bazıları bizi hiç sevmedi bu tavrımızı, nemrutun kızıydık biz, başımız dumanlı ama dimdik,korkak ezik ceylanlar görmeye alışmıştı toprağımızın çüklüleri,güçlü kadın anormaldi onlar için!Bu bir hastalıkmıydı''GGÇH''güçlü görünmeye çalışma hastalığı?peki ya öyleyse yan etkisi neydi?yanlızlıkmı?karanlığa göz kırpakmıydı bize yüklenen misyon? yada kesince etini yaşadığın bi olay kanı emip kimse görmeden tükürmekmiydi doğru olan?
Çekince yatmayan çekyat gibisin sevgilim
Azı karar çoğu zarar olan dozajı ayarlandığında iyi netice veren ,nalet
bokumsu huydan her dişide vardı elbette, evet bildiniz kapristen
bahsediyorum .Sevgili bi hadiseye kızmış ama neye kızmış bilmiyor o.O
kendi kalesine gol atmış topçu gibi bakıyor suratınıza .Sebebini
bilmediği bu tavır karşısında zavallının sana aldığı hediyelerin
parasıyla 4 tane nükleer santral kurulurdu heralde.Bu huy yüzünden
geceler mesajları mesajlar faturaları kovalar durur..Beni sevmiyorsun
,bana bugün 40.seni seviyorumu söylemedin ,neden beynini kemirmeme izin
vermiyorsun yeaa,deyip çemkirdiğimiz adam bir bakmışsın kuş olup
uçmuş..senin bile esas sebebini bilmediğin bir neden yüzünden, zaten zar
zor edindiğin sevdiceğinin beynini ütülerken buhar vermeyi
unutma,çekilebilir ol.öbdüm kıps
Biri Olmaya Çalışıyorum
Hiç bir zaman mutlu olmayacağımı biliyorum ama neşeli olabilirim….Ey Hayat! Senin iki yönünü takip ediyorum, havaya asılıyım, daha çok aşağıya düşer gibiyim… Ama kuvvetliyim, rüzgârdaki bir örümcek ağı gibi. Kırağı ile varlığım kuvvetleniyor, soğuk ve ışıltılı. Ama inci dizili çizgilerim bir tablo gibi rengârenk. Ah hayat, seni aldattılar.Gemisi batmış, boğulmak üzere olan bir yolcuya benziyorum. Kimim? Bir hiç miyim? Hiç bir Hakikat’im yok. Diğer insanlardan tecrit olmuş durumdayım. Kaybolmuş. Ne mutlu ki doğa beni bu melankoliden çekip çıkarıyor ve tavla oynamaya itiyor… Bir kaç saat eğlencenin ardından bu düşüncelere geri dönecek olursam soğuk buluyorum onları ve yeniden içine girmeye gönlüm yok.Ey sessizlik! Sükunetin başımı ağrıtıyor. Kulaklarımı delip geçiyor ve tahammül edilmez sesler sakince başıma vuruyor. Simsiyah bir ekranda beliren yaratıkların gölgeleri en sadık dostlarım oldu. Kanım devinim içinde yolundan sapıyor, dünya uykuda; ah huzur, seni istiyorum. Bir huzur yaratığı olsan bile.
Normanın Kalemi..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





